BAŞARININ ANAHTARI SÜREKLİ EĞİTİM
Prof. Dr. Üstün Ergüder
Bilgili olmak, hızla değişen
teknolojinin içinde olmak hem kurumları hem de bireylerin başarısı için
son derece önemli bir unsur. Bilgiyi devamlı yenilemek ise hızlanarak değişen
dünyaya ayak uydurabilmek için kritik öneme sahip. İnsanlar artık
edindikleri mesleklerle yetinemiyorlar. Devamlı kulvar değiştirmek
mecburiyetinde kalıyorlar. Kendi kulvarlarında kalanlar için de değişimi
yakalamak vazgeçilmez bir zorunluluk...
Artık hiçbirimiz ben şu konuda eğitildim, böyle
devam ederim demek lüksüne sahip değil. Gelişen teknoloji ömrümüzü uzatıyor
ve iş piyasasında daha uzun kalıyoruz. Yeni yetişen nesiller yeni bilgilerle
donanmış geliyor ve amiyane tabiri ile “arkadan bastırıyorlar.”
Kendimizi hep yenilemeye mahkumuz. Şirketler ise çalışanlarını eğitmek,
tekrar tekrar eğitmek mecburiyetinde.
Sürekli eğitim bütün dünyanın gündeminde.
Hatta, o kadar ki üniversiteler bu alana atılsınlar mı atılmasınlar mı
diye önemli bir tartışma da başlamış durumda. Konuya karşı olanlar sürekli
eğitimin üniversitenin esas işlevlerinden uzaklaşmasına neden olacağını
ve getirisi ne olursa olsun uzak durulması gerektiğini ileri sürüyorlar. Üniversiteler
sürekli eğitime sahip çıksın diyenler ise azalan devlet sübvansiyonları
çerçevesinde sürekli eğitimi gelir açısından bir can simidi olarak görüyorlar.
Konuya daha kavramsal bakanlar ise sürekli eğitimin değişen bir dünyada üniversitenin
işlevleri arasında olduğunu, üniversitenin esas (core functions) işlevlerini
aksatmayacağını, hatta üniversiteleri meslek okuluna dönüşmekten
kurtaracağını ve dolayısı ile esas işlevlerini günün şartlarına daha
rahatlıkla uydurabileceklerini ileri sürüyorlar. Kendi görüşüm bu sonuncu
görüşe yakın. Tartışmanın neresinde olursanız olun kesin olan üniversitelerin
ve diğer eğitim kurumlarının kendilerini bu duruma adapte etmekte pek esnek
olamadıkları. Bu nedenledir ki özel sektör sürekli eğitim konusunda üniversite
dışı çözümler üretmeye bütün dünyada başladı.
Batı Avrupa ve ABD ile karşılaştırıldığında
sürekli eğitim ülkemiz için belki daha da önemli bir konu. Üniversitelerimiz
ve yüksek eğitim sistemimiz her ne pahasına olursa olsun kabil olduğu kadar
fazla gencimize bir diploma (nasıl olursa olsun, hangi diploma olursa olsun)
verebilmek amacı üzerine kurulmuş. Bu nedenle sistem az eğitilmiş, yanlış
eğitilmiş, istemediği iş alanlarında bulunan birçok genç üretiyor. Bu
durumda tekrar eğitim söz konusu olduğu için ortaya çok önemli bir talep
ve piyasa çıkıyor. Bu boşluk ya yüksek eğitim sistemi tarafından
doldurulacak veyahut ta özel sektör veya uluslararası uzaktan eğitim sistemi
kendi çözümlerini üretecektir.
Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/74740.asp
Köşe Yazıları Anasayfa
[Anasayfa]
[ Seçil
Taştan ] [ İnsan
Kaynakları Yönetimi ]
[ Yönetim
ve Organizasyon ] [ Araştırmalarım
] [ Organizasyonel
Davranış ]
[
Makaleler
] [ Köşe
Yazıları ] [ Akademik
Takvim ] [ Örnek
Sınav Soruları]
[ Sınav Sonuçları
] [ Akademik
Ders Planı ] [ Kitaplık
]
[Linkler ] [ Misafir Defteri
]
İnfo
: seciltastan1@yahoo.com
Bu
siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına
uygun olacaktır.