CEO'lar ve Liderlik
Yöneticiler
işletmenin amaçlarına ulaşmasında önemli rol oynarlar. Çağdaş örgütlerin
daha da büyümekte, karmaşık bir durum almakta oldukları düşünülürse
bu payın artacağı kesindir.
Bir
CEO'nun liderlik niteliklerine sahip olması gereğinin en önemli nedenleri
arasında motivasyon ve karar alma bulunmaktadır. Çünkü, yönetici
insanların yönetimini başarabilmesi için iyi bir davranış yorumlayıcısı,
ve iyi bir motivatör olması gerekir. Bunun yolu ise liderlikten geçer.
Karar alma açısından da durum böyledir. CEO'nun işi, zamanında kararlar
almaktan ve özellikle belirli derecelerde riskler taşıyan kararlar almaktan
ibarettir. Karar alma sürecinin pahalı olması, etkinlik ve rasyonelliğe
dayanması, belirli bir davranış özgürlüğü ve otoriteyi gerektirmesi,
geleceğe yönelik olup tahmine dayanması, kararın alınıp uygulanmasının
optimal bir zaman süresini gerektirmesi ve alternatif giderler doğurması,
onu sıradan insanların başarabileceği bir husus olmaktan çıkarır. Ancak
liderlik özelliklerini taşıyan bir CEO veya diğerleri karar almanın bütün
bu güçlüklerine karşın, tutarlı kararlar almakta daha başarılı
olabilirler.
Örnek
Olay
Coca-Cola'nın
CEO'su Roberto C. Goizueta 1997 yılında akciğer kanseri teşhisi konulur
konulmaz ölmesi üzerine firma derin bir şoka girmiş ancak yaşanan olay
firmanın performansı üzerinde hiçbir etki yaratmamıştır. Goizueta ölmeden
önce M. Douglas Ivester'in olağanüstü CEO yeteneklerini keşfetmiş, firma
herhangi bir gizliliğe gerek duymadan organizasyonel yedekleme faaliyetlerine
girişmişti. Goizueta'ya göre organizasyonel yedekleme yetenekli insanları
bulup keşfetmek ve onlara hakettikleri terfileri sağlamaktan ibaretti.
Yerine herhangi birini atama veya yetiştirme bir firma için en başarılı
delegasyon yeteneğinin göstergesiydi.
Bunlardan
dolayı bir işletmede CEO'nun rolü çok büyüktür. Nitekim yönetim, başkaları
aracılığı ile iş görme sanatı olduğuna göre, önder olmayan bir kişinin
bunu uzun süreli yürütmesi mümkün değildir. Biçimsel otorite aracılığı
ile bu durum zorlanabilse bile, başarı doğurmayacaktır.
Karar
açısından bakıldığında, bir CEO'nun liderlik özelliklerine sahip olup
olmadığını, verdiği kararlarla değerlendirmek olanaklıdır.
Motivasyonu, denetlemeyi, işgören katılımını sağlayarak, buna işgören
uyumunu kolaylaştırmayı da eklersek, lider bir CEO'nun işletme açısından
rolü ve önemi daha iyi anlaşılmış olacaktır.
Yönetim
İşlevleriyle Liderlik Arasındaki İlişkiler
P.F.
Drucker, verimliliğin işi doğru yapmak, etkinliğin ise doğru işi yapmak
olduğunu söylemektedir. Örgütsel verimlilik ve etkinliğin gerçekleşebilmesi
için de yönetsel verimlilik ve etkinliğe gerek vardır.
Yönetsel
verimlilik, yöneticinin planlama, örgütleme, yürütme, eşgüdüm sağlama
ve denetim işlevlerini tam anlamıyla yerine getirip yönetim faaliyetlerinde
en az girdiyle en fazla çıktıyı alması anlamına gelmektedir. Yönetsel
etkinlik ise, yöneticinin yönetim faaliyetlerinde kendisini başarıya ulaştıracak
bir yönetim yaklaşımıyla hareket etmesi ve başarılı olması anlamını
ifade eder.
Bütün
bunlar, bir CEO'nun lider olup olmamasını nasıl etkileyecektir?
Neyin,
ne zaman, nasıl, nerede ve kim tarafından yapılacağını önceden
belirleme süreci olarak adlandırdığımız planlama işlevinin yerine
getirilmesinde, yöntem, insan, araç ve amaçlarla ilgili olarak yapılacak
hatalar, yönetsel başarısızlığa neden olabilecektir. Kullanılacak
kaynak ve olanaklar açısından içinde bulunulan koşullara uygun hedefler
saptanmazsa, bunlara erişmek mümkün olmayacaktır. Bu hedefleri
belirleyecek olan kişiler, CEO'lardır. Bu noktada, yöneticinin liderlik
nitelikleri taşıması gerekir ki, başarısızlıkla karşı karşıya
kalmasın. Çünkü lider sonuçta bir yöneticidir ve ileriyi görebilendir.
Uygun kararlar alma yeteneğine sahiptir. Hayalperest de değildir, aşırı
karamsar da. İçinde bulunulan durumla, eldeki kullanım potansiyeli arasında
en doğru ilişkiyi kuracak ve gelecek için hedefleri buna göre
belirleyecektir. Böylece planlama işlevi başarıyla yerine getirilmiş
olacaktır.
Açık,
kabul edilebilir bir amaç ile rasyonel, esnek, optimal bir zamana sahip,
dengeli ve örgütün gücüne uygun bir planı, ancak liderlik özelliklerini
taşıyan bir CEO yapabilir.
Planların
uygulamaya konulabilmesi için ikinci yönetim işlevi olan örgütlemenin de
istenen veya olması gereken biçimde gerçekleştirilmesi gerekir. Örgütleme
işlevini yerine getiren CEO, planlama evresinde tasarlanan ve işletmeyi amaçlarına
ulaştıracak olan faaliyetleri ve işleri daha ayrıntılı bir biçimde
saptayacak, işleri bölümlere ayıracak, maddi ve beşeri üretim
etmenlerini tedarik edecek, onları işletme içerisinde uygun alanlara yerleştirecektir.
Bütün bunlar sıradan insanların yapacakları şeyler değildir. Bir CEO,
burada da özellikle liderlik yönünü ileri çıkarmak zorundadır. Bunun için
de, zekasını, yöneticilik yeteneğini, kişisel girişimciliğini, ikna gücünü,
kararlığını olaylara egemen olma gücünü kullanacaktır.
Bir
işi planlayıp onunla ilgili örgütlemeyi tamamladıktan sonra sıra, işi
başlatıp yürütmeye gelir. Bu husus, yönetimin yürütme işleviyle
ilgilidir.
|
Günümüz
CEO'larının Temel Hedefi
|
|
|
|
Sanayi
lideri olmak
|
%57
|
|
En
iyi müşteri-odaklı firma olabilmek
|
%53
|
|
En
kazançlı firma olabilmek
|
%44
|
|
En
iyi yönetilen firma olmak
|
%32
|
|
Çalışılacak
en iyi firma olmak
|
%30
|
|
En
yeteneklileri tutabilmek
|
%25
|
|
En
yenilikçi firma olabilmek
|
%23
|
|
En
güçlü küresel markalara sahip olabilmek
|
%17
|
|
En
bilinen firma olabilmek
|
%16
|
Bir
CEO, hiçbir zaman, faaliyetlerin planlara denk bir biçimde yürüyeceğini düşünmemelidir.
Çünkü, olanlar tahminidir. Planlardan sapmalar mümkündür. Bu sapmaları
emir verme yetkisini kullanarak düzeltecek olan kişi CEO'dur. Başlayan bir
faaliyetin hem sürdürülmesi, hem de amaç ve planlara uygun olması, yürütme
işlemine önemli bir konum kazandırmaktadır. Çünkü, bir şeyi söz veya
biçim planından uygulama planına aktarmak, ama başarıyla aktarmak maharet
ister. Bu beceriyi ise ancak liderlik niteliklerine sahip bir CEO gösterebilir.
Faaliyetlerin
uyumlaştırılması evresinde ise, yöneticinin eşgüdüm sağlayabilme
yeteneği devreye girer. İyi bir liderin özellikleri arasında, kişilerarası
ilişki kurmayı da göstermiştik. Eşgüdümün birinci koşulu budur. Kişilerarası
ilişki kurmakta zorluk çeken bir yöneticinin eşgüdümü başarıyla sağlaması
olanak dışıdır. Hem insanlararası, hem de faaliyetlerarası uyumlaştırma
ve bunun yanında faaliyetler ile çalışanlar arasında uyum sağlama eşgüdümün,
bir başka deyişle koordinasyonun temel işlevidir.
Koordinasyonu
sağlamanın en önemli güçlüklerinden birisi, çalışanlar arası işbirliğini
oluşturamamaktır. İşbirliğinin oluşturulmasında motivasyon, iletişim,
grup davranışı ve grup dinamiğinin yöneticilerce bilinmesi önemli rol
oynar. Tutarlı rol dağıtımı, zaman ve hareket etüdünün yapılması,
uygun kararlar alma, hem yöneticilerin kendi bölümlerinde, hem de CEO'nun tüm
işletmede eşgüdüm oluşturmasına katkıda bulunur.
Bu
noktada kendimizi şöyle bir sonucun dışında tutmamız mümkün değildir:
Eşgüdüm sağlamak isteyen CEO, yukarıda sayılanların tümünü yerine
getirecek kapasitede midir? Bu soruya verilecek "evet" yanıtı,
ancak bir lider CEO için geçerli olacaktır.
Planlama,
örgütleme, yürütme ve eşgüdüm işlevlerinin ne ölçüde başarıyla
tamamlandıklarını saptamak da CEO'nun görevidir. Bu görev, yönetimin
denetim işlevini ortaya çıkarır. Denetim, nelerin yapıldığını, nelere
ulaşıldığını ve amaçlardan sapma olup olmadığını belirler. Denetim
işlevinin, standartların belirlenmesi, fiili durumun saptanıp yorumlanması,
standartlar ile gerçekleşmiş durumun karşılaştırılması suretiyle
sapmaların belirlenmesi ve yorumlanması, sapmaların nedenlerinin ve bunları
düzeltici önlemlerin belirlenmesi gibi evreleri vardır. Bu evrelerin hatasız
yerine getirilmesi ve gerçekçi bir denetimin yapılabilmesi için CEO'nun çok
iyi bir değerleyici olması gerekir. Kişileri ve olayları tutarlı değerleyebilme
özelliğini yeterli ölçüde ancak bir lider CEO taşıyabilir.
Kısaca
şunu söylemek mümkün; işletmelerin asli ve tali amaçlarına ulaşabilmesi
için örgüt yönetimi açısından birinci koşul, ya liderlik özelliklerine
sahip kişilerin yönetim kademelerine getirilmeleri ya da yönetim
kademelerine getirilmiş kişilerin liderlik özelliklerini kendilerinde taşımaları
durumudur. Yerine göre makro, yerine göre de mikro yaklaşımla hareket eden
yöneticinin kısa süre içinde yetmezlik düzeyine ulaşmaması için de
liderlik, kaçınılmaz bir olgudur.
|
Fortune
500'e göre CEO'ların Liderlik Özellikleri
|
|
|
|
Küresel
Düşünme
|
%79
|
|
Rekabetçi
Olma
|
%78
|
|
Stratejik
Düşünme
|
%78
|
|
İyi
İletişim Kurma
|
%69
|
|
Güvenilir
Olma
|
%65
|
|
Yüksek
Profil
|
%62
|
|
Marka
Uzmanı Olma
|
%55
|
|
İnsan
Odaklı Olma
|
%47
|
|
Tutkulu
Olma
|
%37
|
Referanslar
Bingöl, D. (1998). İnsan Kaynakları Yönetimi.
İstanbul: Beta Yayınları.
Koçel, T. (1998). İşletme Yöneticiliği. İstanbul: Beta Yayınları.
Yozgat, O. (1983). İşletme Yönetimi. İstanbul: Beta Yayınları.
www.ceosuccession.com
Alınan Kaynak : http://www.insankaynaklari.com/bireyler/trends/globalbakis/ceo_liderlik.asp
Köşe Yazıları Anasayfa
[Anasayfa]
[ Seçil
Taştan ] [ İnsan
Kaynakları Yönetimi ]
[ Yönetim
ve Organizasyon ] [ Araştırmalarım
] [ Organizasyonel
Davranış ]
[
Makaleler
] [ Köşe
Yazıları ] [ Akademik
Takvim ] [ Örnek
Sınav Soruları]
[ Sınav Sonuçları
] [ Akademik
Ders Planı ] [ Kitaplık
]
[Linkler ] [ Misafir Defteri
]
İnfo
: seciltastan1@yahoo.com
Bu
siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına
uygun olacaktır.