SEVMEYE DAİR
ask/sevgi sevgi sevince ve sevilince Sevmeye Dair
|
Çoğu zaman aşkı ve sevgiyi birbirine karıştırıyoruz gibi bana geliyor! Aşk... Çok değişik, uçarı bir ruh haliyken; sevgi daha anlamlı ve oturaklı bir ruh halidir, diye düşünüyorum! Hep aşk mı yaşamak, hep sevgimi yaşamak, derseniz ve tek tercih kullanmamı isterseniz; tabiki hep sevgi, diyeceğim! Ama, aşkı bilmek ve yaşamak; onun büyülü atmosferini fark etmek de, ayrı bir güzellikse de; devamlı sevmeyi yaşamayı tercih ederim... ... Aşk; dediğim gibi uçarı, bilinmez, tuhaf bir ruh halidir. Aşkta mantık devre dışı, duygusallık da hatsafhadadır. İnsanın ayaklarının yerden kesildiği ve uçtuğu bir haldir. Kalbinin hızlı hızlı attığı, sebebsiz avuçlarının terlediği, her şeyi daha değişik gördüğü bir ruh hali... Motivasyonun son derece yüksek olduğu ve insanın doyumu yakaladığı andır! Zirvedeki aşık olma, çokulu, tutkulu ve duyguludur... Ama bu illüzyondur... Hem de çok şahane bir illüzyon. İşte bu illüzyonla, aşık olmak gerçek sevgi değildir; çünkü çaba göstermeden yaşanır. Oysa sevgi de disiplin ve çaba vardır! Aşkın tılsımını yaşamak, hisetmek ve anlamak da çok güzel; ama aşkın bitiş noktasının "sevgi" olması, sevgiyi üzerine inşaa edilmesini de başaranlar için, sanırım "mutlu son" diye nitelendirilebilir. Araştırmalar, aşkın ortalama iki yıl sürdüğünü ortaya çıkarırlarken; gerçek sevginin bir hayat boyu sürdüğünü de, ortaya çıkarmışlardır.Ve sevgi bir seçimdir! ... Sevgi de disiplin vardır, çaba vardır. Sevgi de hoşgörü, özveri, dayanışma, incelik,sevecenlik,duygusallık,iltifat, taktir,beğenme-beğenilme,cesaret,paylaşım, birliktelik, göz göze bakışmak, karşılıklı düşünceleri okumak, hep hatırlamak, dokunmak, vardır.Sevgi hataların kaydını tutmaz; sevgi ricalarda bulunur, talep etmez; sevgi cezacı değil, affedicidir. ... Sevgi belki bizim tek dugusal gereksinimimiz değildir. Temel gereksinimlerimiz arasında güvende olma, paylaşma,öz-güven ve önemli olma gereksinimleri gözlemlenir. Bununla birlikte, sevgi, bunların tümü ile etkileşim halindedir. işte o nedenle sevgi, müthiştir. ... Araştırmalar, aşık olma yaşantısını olduğu gibi, yani geçici duygusal bir yükselme olarak kabul edebilir ve artık partnerimizle birlikte "gerçek sevgi"yi kovalayabiliriz. ..
Bu tür sevgi doğası itibarıyla duygusaldır, fakat tutku değildir. Aklı ve duyguyu birleştiren bir sevgidir. İradi bir harekettir ve disiplin gerektirir. Kişisel gelişim gereksinmesini kabul eder. En temel duygusal gereksinmemiz aşık olmak değil, birbirimiz tarafından gerçekten sevilmek, bir sevginin içgüdü ile değil, AKIL ve SEÇİMLE büyüdüğünü bilmektir. Benim, beni sevmeyi seçen, bende sevilmeye değer bir şey gören birisi tarafından sevilmeye ihtiyacım var... Ve seni bilerek, kazanarak, hisederek, seçerek, yüreğimde ve aklımda tutarak, büyük bir iştihayla seviyorum! |
ask/sevgi sevince ve sevilince Sevmeye Dair
|
Kırçiçeği
Sevmek, hissetmek, kır çiçeklerini
görmek gibi, eğer bakmayı bilebilirsen... Evet, ... Hiç bir yaşanmışlık, hiç bir oluş
anlamsız değildir. Belki de zor değildir. Eğer, ... Bir dağbaşında ne kadar da yakınsındır
pamuk gibi bulutlara... Sanki o bulutlar ... Bir fidan tohumu toğrağa düşer; sonra
filiz olur. Baş kaldırır topraktan, havaya... Solur, ... ... Ve gülüm... Yaşanmışlıkları
sorgulamaya vaktimiz yok; aslolan yaşanmışlıkları tam ... Ve gülüm, fikirleri fikirlerde yeşertiyor, fikirlerimiz; ... Ve gülüm, yüreğinden yüreğime,yüreğimden yüreğime, kuşlar uçuyor, sebebli... ... Ve gülüm; ürkek ellerinin sıcaklığı
avuçlarımdan yol bulup kendine, tüm tenimi ... Ve gülüm; uzat ellerini kendiliğinden, avuçlarımda bitsin, ellerinin hasreti... ... Ve gülüm; kır çiçeklerine özendim;
elllerinde bir demet olmak için; bulutlara özendim, ... Ve gülüm; avuçlarım üşüyor; uzat tut ! ellerimi... ... Ve gülüm; yağmur yağarken, sen hiç şemsiyeni açma... Yürek Geceler yine uzadı...
Bir lastik gibi uzadıkça uzuyor... Karanlıklar, günü, dirhem
dirhem
|
SEVİNCE ve SEVİLİNCEGüneş her zaman
olagan üstü bir mucizeyle doğuyor ve batıyor! Herşeyi öylesine
seyirettiğimiz gibi, bunu da öylesine seyir ediyoruz. Her zaman olan
olagan bir olaymış gibi... Ama "algı" dünyamızdaki olağan
üstü mucizelerden yalnızca biridir, güneşin her sabah doğması
ve her akşam batması... Oysa, bir yerde sabah olurken, bir yerde nasılda
akşamlar olmakta... Ve bu döngü ne kadar olağanmış gibi karşılanmakta...
|
|
Gökyüzünün maviliğini süsleyen beyaz bulutlar başımızın üzerinden aheste aheste, yol alırken; bizlerde, bilinen ama hiç aklımıza gelmeyen o meçhule doğru adım adım yol alıyoruz... ... Ve hayatın anlamlı yanlarını da görüyorsun, yaşadığın her zamanın, koyulaşmış deminde... Bu dünya ve içerisindeki her şey bir algı da olsa, algıladığımız bu alemi yaşıyoruz... Ve yaşadığımız bu alem içerisinde de, fena yanlar olduğu kadar, iyi yanlarda var... Dünyanın bizlere sunduğu nimetlerden faydalanırken; ruhumuza verdiği şefkati, huzuru ve adına yaşama sevinci denilen şeyleri de, yaşarken göz ardı, edemiyoruz! Hem niye edeceğiz ki; etmemizi gerektirecek bir neden de yok. Yaşamın amacını ve yagesini bilen her insan; yaşamın dinamiklerini ve güzel yanlarını da, görür ve yaşar... Hayat denilen olgu, içerinde kah neşeyi, kah sıkıntıyı barındırıyor... İnsanoğlu, bu iki bilinen denklem üzerinde, yeryuvarına geldi geleli, mücadele eder, durur...Edecek de... Ama hayatın anlamı ve olumlu dinamiklerini de içinin bir yerlerinde tutmalı ve onu saklamalıdır... ... Göz alıp giden gelincik tarlalarında koşmak, dağların kıvrım kıvrım uzanan yamaçlarında gezmek, ormanın o müthiş oksijenini cigerlerine çekmek, denizin masmavi berraklığının koynuna kendini bırakmak, gökyüzünde bir kuş gibi kanat çırpmak, yaşamak adına bir şeyler yapmak.... Hele bu yaşamak adına bir de "seviyorsan" işte, hayatın kendine ait dinamikleri işler de işler... Yüreğinde yangınları duyarsın, sinen de sebebi belli olmayan ürpertileri; geceleri artık sana başka bir alemdir, gündüzleri de daha başka bir alem... Güneş her zaman aynı doğmasına rağmen, sanki değişik doğuyordur; sanki sevdiğinin yüzü vardır güneşin her demet ışığında; arkadaşların yine aynı arkadaştır ama, onları daha değişik suretlerde görürsün; selamlaşmadığın insanlarla bile selamlaşırsın; cadden aynı caddedir ama ilk kez her gün gelip geçtiğin caddenin bu kadar uzun olduğunu görürsün ve köşede bir manavın varlığını keşfedersin... Ağaçlar aynıdır ama bu kez sanki sana kucak açmışlardır; karşıdan karşıya geçerken kırmızı ışığı beklersin oysa başka zaman ışık falan umurunda olmaz; yada eskiden yanından geçen bir arabaya anlamsız bakarken, şimdi arabanın içindekine gülümsersin... İşte de başka alemdirsin, işini daha fazla sevmeye başlamışsındır. Ve zamanın her akıp gidişinde, o sevgiye dair bir tılsım, bir kıvılcım vardır yüreğinde... Geceleri, artık daha dolu yaşarsın, ya da daha duygusal. Gökyüzü sana daha bir anlamlı gelir; yıldızlar, ay ve karanlık... Hepsine bir duygu yüklersin tek tek... Bir cigara yaktığında, bir gece yarısı, sevdiğinin özlemleri senle konuşur, sende sevdiğinle. Sevdiğinin soluğunu hisedersin yüzünde ve ellerine ateş basar, avuçların terler; sanki sevdiğinin elleri, omuzuna dokunmuştur... Sevgi ile başlamıştır herşey. Hayat dinamiğin kendini tam anlamıyla ifa etmeğe başlamıştır ve gecenin orta yerinde, belki de bir türkü tutturursun, usul usul... Uyku, başka bir alemdir. Sevdiğin hep gözlerinin önündedir ve yüreğini ona duyduğun sevda ve özlemle, e eee eeeee diyerek uyutursun. Uykularında, sevdiğinin sıcaklığı ve hayali vardır. Rüyanda bile hep o... Başka bir alemdir sevmek. Başka bir algı... ... Hayat dinamiklerimi, daha hızlı daha hızlı, harekete geçiren, işte o "sevgi" tılsımıdır. Ve ben yarın yağmur yağarsa buralara, çıkacağım sokakta, yağmur altında yürüyeceğim! Islanacağım, sevdiğimin sevdasıyla, hasretiyle,kokusuyla ve adam gibi adamlığıyla... Yağmur yağmazsa da, onun sevdasıyla, gökyüzüne merhaba! diyeceğim! ... Ve tatlım, dün ve bu gün olduğu gibi yarın yine ben senle olacağım! |
ask/sevgi sevgi sevince ve sevilince Sevmeye Dair
(ÖZGEÇMİŞ)
/ (IDE)
/(ŞİİRLER) / (FOTOGRAFLAR)
/ (DENEMELER)
/ (SEVMEYE DAİR)
/ (MALATYA
) /
(CONTEMPLATION)
/ (GÖKÇEADA)
/ (JEOLOJİ) / ( LİNKLER)
ANASAYFA